Rafine Hukuk

RAFINE HUKUK
Toplumsal Adalet ve Hukuk İlişkisi – Rafine Hukuk

Toplumsal Adalet ve Hukuk İlişkisi

Toplumsal Adalet ve Hukuk ilişkisi

Giriş.

Toplumsal adalet, bir toplumun tüm bireylerine eşit haklar ve fırsatlar sağlayan bir kavramdır. Bu kavram, insanların adil bir şekilde muamele görmesini, eşitlik ve adaletin sağlanmasını amaçlar. Ancak, toplumsal adaletin gerçekleştirilmesi konusunda hala birçok sorun ve zorluk vardır. Eşitsizlik, ayrımcılık ve yoksulluk gibi konular, toplumsal adaletin hukuki boyutlarını anlamamızı gerekli hale getirir. Bu yazıda, hukukun bu alanlarda nasıl bir rol oynayabileceğini hukuk öğrencisi olarak tartışmaya açmak istedim. İlk olarak toplumsal adalet ile ilgili kavramları belirleyip hukuk ile ilişkisini ortaya koymakla başlayabiliriz.

Eşitsizlik, toplumun farklı kesimleri arasında mevcut olan bir durumdur. Gelir, cinsiyet, ırk eğitim fırsatlarındaki eşitsizlik veya sosyal statü gibi faktörlere dayalı olarak ortaya çıkabilir. Eşitsizlik, bir toplumun dengesini bozabilir ve sosyal adaletsizlik hissine yol açabilir. Hukuk, eşitsizlikle mücadele etmek için önemli bir araç olabilir. Hukuk, her bireyin eşit haklara sahip olduğunu kabul eder ve bu hakların korunmasını sağlar. Örneğin, çalışanların haklarını koruyan iş yasaları, gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltabilir. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayan yasalar, her çocuğun eşit şartlarda eğitim alma hakkını güvence altına alır. Cinsiyet eşitliği konusunda ise, kadınların haklarını koruyan yasalar ve cinsiyet temelli ayrımcılığı yasaklayan düzenlemeler önemli bir rol oynar. Eşitlik ilkesi (aequitas), hukukun temel prensiplerinden biridir ve herkesin adaletli bir şekilde muamele görmesini sağlamak için kullanılır. Eşitlik ve adalet arasındaki farkı bir başka yazımızda konuşalım 🙂

Ayrımcılık, bir kişinin ırkı, cinsiyeti, din veya cinsel yönelimi gibi özellikleri nedeniyle haksız muameleye tabi tutulması anlamına gelir. Ayrımcılık, toplumsal adaletin en büyük engellerinden biridir ve birçok insan hala ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Hukukun bu alanda etkili bir şekilde çalışması gerekmektedir. Hukukun bu alanda oynayabileceği rol, ayrımcılığı önlemek, cezalandırmak ve mağdurların haklarını korumaktır. Ayrımcılığı yasaklayan anti-diskriminasyon yasaları, bu alanda önemli bir adım atar. Ayrıca, toplumun bilinçlenmesi ve eğitimi de ayrımcılığı azaltmada önemli bir etkendir. Hukukun bu alanda yapabileceği en önemli şey, ayrımcılığı önlemek için etkin yasaları uygulamak ve toplumu bilinçlendirmektir. Ayrımcılığa uğrayan kişiler, hukuki yollarla adalet arayabilirler. Peki anti-diskriminasyon yasaları nedir?

Anti-diskriminasyon yasaları: insanları ırk, cinsiyet, din, cinsel yönelim, engellilik durumu, yaş veya diğer kişisel özelliklere dayalı ayrımcılığa karşı korumak için oluşturulan yasal düzenlemelerdir. Bu yasalar, eşitlik, adalet ve insan hakları prensiplerine dayanır.

Birçok ülke, anti-diskriminasyon yasalarını çeşitli düzeylerde ve farklı alanlarda uygulamaktadır. Örneğin, çalışma hayatında ayrımcılık yasağı, eğitimde eşitlik, kamu hizmetlerinde ayrımcılık yasağı gibi alanlarda yasalar mevcuttur.

Bazı ülkelerin anti-diskriminasyon yasaları hakkında bilgi alabileceğiniz resmi web sitelerin linklerini yazının son kısmına ekleyeceğim. Bu koyacağım linklerde, ilgili ülkelerin anti-diskriminasyon yasaları hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Ancak, belirttiğim ülkeler dışında bir ülke veya bölge için daha spesifik bilgiye ihtiyacınız varsa, o ülkenin resmi insan hakları kurumlarının veya hükümet web sitelerini araştırmanızı tavsiye ederim.

Yoksulluk, birçok toplumda yaygın olan bir sorundur ve toplumsal adaletin önemli bir boyutunu oluşturur. Yoksulluk, insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamaması ve yaşam standartlarının düşük olması durumudur. Tolga Şirin hocamız anayasa dersinde kullandığı bir cümle zihnimde önemli fikirlerin oluşmasına yol açmıştı “Sosyo-ekonomik durum bir bireyin nasıl ki tüm hayatını etkiliyorsa bir ülkenin de sosyo-ekonomik durumu konjektürel bakımdan geleceğini ve var olan yapısını belirler” (aşağı yukarı böyle bir cümleydi). Hukukun bu alandaki rolü; yoksullukla mücadele etmek için çeşitli yollar sunmaktır, Yoksulluğun nedenlerini anlamak, yoksul bireylere destek sağlamak ve yoksulluğun önlenmesi için politikalar geliştirmektir. Birçok insan düşük gelir, işsizlik ve yetersiz yaşam koşulları nedeniyle yoksullukla mücadele etmektedir. Hukukun bu alanda yapacaklarından diğeri de yoksulluğu azaltmak ve insanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını sağlamaktır. Sosyal güvenlik yasaları, yoksul insanlara yardım etmek ve onları desteklemek için önemli bir araçtır. Ayrıca, işsizlik sigortası ve asgari ücret gibi düzenlemeler de yoksulluğu azaltmada etkilidir. Hukuk, yoksullukla mücadelede toplumun en zayıf kesimlerini koruyarak sosyal adaleti sağlamaya yardımcı olabilir ayrıca sosyal yardımlar, eğitim ve istihdam politikaları gibi hukuki düzenlemeler, yoksulluğun azaltılmasına ve toplumsal adaletin sağlanmasına yardımcı olabilir.

Özgürlük, toplumsal adalet ve hukukun vazgeçilmez bir unsuru olarak karşımıza çıkar. Özgürlük, bireylerin kendi düşüncelerini ifade etme, inançlarını yaşama ve kendi tercihlerini yapma hakkıdır. Toplumsal adalet ve hukuk ilişkisi, bireylerin özgürlüklerini korumak ve sınırlamak için bir denge oluşturur. Özgürlüklerin sınırlanması, toplumun düzenini sağlamak ve diğer insanların haklarını korumak için gereklidir. Ancak bu sınırlamalar, toplumsal adaletin ve hukukun temel ilkelerine uygun olarak yapılmalıdır. Anayasamızda pek çok yerde güvence altına alınan özgürlük ile ilgili başlıklardan bazıları yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hayatın gizliliği ve korunması, yerleşme ve seyahat hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti, düşünce ve kanaat hürriyeti, bilim ve sanat hürriyeti..

Felsefede, özellikle hukuk felsefesinde de toplumsal adalet üzerine tartışılmıştır. Bu tartışmaların ve fikirlerin bazılarını ünlü sözlerle sizinle kısa kısa paylaşmak istiyorum.

1.    John Rawls: “Toplumsal eşitlik, adaletin temel bir gerekliliğidir.”

      • John Rawls, “Adalet Teorisi” adlı eserinde toplumsal eşitlik üzerine önemli düşünceler sunmuştur. Ona göre, toplumda adaletin sağlanabilmesi için en dezavantajlı bireylerin durumunu iyileştirecek politikaların olması gerekmektedir.

    2.    Karl Marx: “Toplumsal eşitlik, sınıf mücadelesiyle elde edilebilir.”

        • Karl Marx, “Kapital” adlı eserinde toplumsal eşitlik konusuna odaklanmıştır. Ona göre, kapitalist sistemde toplumsal eşitlik ancak sınıf mücadelesi ve işçi sınıfının örgütlenmesiyle mümkün olabilir.

      3.    John Stuart Mill: “Toplumsal eşitlik, her bireyin özgürlüğüne saygı duymakla sağlanır.”

          • John Stuart Mill, “Özgürlük Üzerine” adlı eserinde toplumsal eşitlik ve özgürlük arasındaki ilişkiye değinmiştir. Ona göre, toplumsal eşitlik ancak her bireyin özgürlüğüne saygı duyulmasıyla mümkün olabilir.

        4.    Simone de Beauvoir: “Toplumsal eşitlik, cinsiyet eşitliğiyle başlar.”

            • Simone de Beauvoir, “İkinci Cins” adlı eserinde toplumsal cinsiyet eşitliği konusuna odaklanmıştır. Ona göre, toplumsal eşitlik ancak cinsiyetler arasında eşitlik sağlandığında gerçekleşebilir.

          Bu ünlü felsefecilerin sözlerinin daha detaylı açıklamalarını ve diğer felsefecilerin görüşlerini öğrenmek için linkleri yazının son kısmına ekleyeceğim.

          Ülkemiz özelinde konuşacak toplumsal adalet bakımından birçok yasal düzenleme ile anayasal güvencelere sahibiz. Ancak bu yazıyı okuyan birçok arkadaşımız kabul eder ki ülkemizde ne yazık ki toplumsal adalet noksan bir şekilde yer almakta. Yasalar olmasına rağmen bu noksanlığın sebebi elbette toplum bilinci ve toplumsal ahlakın yetersizliği hasebiyledir. Yasalar bu konuda tek başına hiçbir zaman yeterli olmamıştır. Başta eğitim olmak üzere yurttaşlık bilinci ön planda olmalıdır. Ülkemizde son yıllarda bir ahlaki çöküş olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Eğitim, ahlak, yurttaşlık, özgürlük gibi kavramların tüm toplum tarafından benimsenip yaşamlarına empoze etmesi gerektiği kanaatindeyim.

          Sonuç olarak, Toplumsal adaletin hukuki boyutları, eşitsizlik, ayrımcılık ve yoksulluk gibi konuları ele alırken hukukun rolünü anlamamızı sağlar. Hukuk, toplumsal adaletin sağlanması için önemli bir araçtır ve herkesin eşit haklara sahip olduğunu kabul eder. İyi düzenlenmiş yasalar, toplumun her bireyinin haklarını korurken eşit fırsatlar sunabilir. Ancak, hukukun tek başına yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Eşitsizlikle mücadele etmek, ayrımcılığı önlemek ve yoksulluğu azaltmak için hukuki düzenlemeler ve politikalar elbette gerekmektedir. Ancak, hukukun tek başına yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Toplumun bilinçlenmesi, eğitimi ve insanların birbirlerine saygı göstermesi de toplumun bütünsel biçimde katılması toplumsal adaletin sağlanmasında önemli bir rol oynar. Herkesin toplumsal adaleti sağlamak için sorumluluk taşıdığı bir toplumda yaşamak için çalışmalıyız.

           

          Kaynakça:

          Bazı ülkelerin anti-diskriminasyon yasaları hakkında bilgi alabileceğiniz resmi web sitelerin linkleri:

          1.    Amerika Birleşik Devletleri (ABD): https://www.eeoc.gov/

          2.    Birleşik Krallık: https://www.gov.uk/discrimination-your-rights

          3.    Avustralya: https://www.humanrights.gov.au/our-work/anti-discrimination-law

          4.    Kanada: https://www.canada.ca/en/canadian-heritage/services/rights.html

          5.    Almanya: https://www.antidiskriminierungsstelle.de/EN/Home/home_node.html

          Yazıda bahsi geçen felsefecilerin sözlerinin daha detaylı açıklamalarını ve diğer felsefecilerin görüşlerini öğrenmek için linkler:

          1.    Stanford Encyclopedia of Philosophy – Social Equality: https://plato.stanford.edu/entries/equality/

          2.    Internet Encyclopedia of Philosophy – Social and Political Equality: https://iep.utm.edu/soc-pol-eq/

          3.    Philosophy Talk – Equality: https://www.philosophytalk.org/blog/equality

          DİĞER YAZILARIMIZ

          Genel

          UCİM DERNEĞİ NEDİR?

          Bugün sizlere benim de bizzat gönüllüsü olduğum UCİM derneğinden bahsedeceğim. Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği “UCİM“ amacı; çocukların sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamak,

          Read More »
          Genel

          YAPAY ZEKA VE ROBOTLARIN HUKUKİ KİŞİLİĞİ MESELESİ

          ÖZET İnsansı ve yapay zeka bulunduran robotların hukuki kişilikleri tartışılmaya başlandığından beri, hukukçuların ve etikçilerin görüşleri oldukça farklıdır. Bazıları, insansı robotların hukuki kişiliklerinin tanınması gerektiğini

          Read More »
          Genel

          YAPAY ZEKA VE HUKUK

          Önümüzdeki yüzyılın ciddi bir aktörü yapay zekâ ve o teknolojiyi nasıl düzenlediğimiz olacak çünkü endüstriyel devrim de hukuki düzlemde ve sosyal anlamda birçok değişikliğe neden

          Read More »
          Genel

          İnsan Kusurunun Müeyyidesi Pitbullar!

           Gündemimizde olan, aslında hiçbir zaman çıkmayan, “Sokak hayvanları ve yasak ırk(!)” G.Antep’te bir çocuğun pitbull cinsi bir köpek tarafından saldırıya uğramasıyla maalesef bir kez daha

          Read More »